Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), obsesyon adı verilen kontrol edilemeyen, tekrarlayan düşünceler, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyen tekrar etme dürtüsünü hissettiği davranışlardan oluşan bir ruhsal hastalıktır.
Obsesyon
Kişinin zihnine girmesini kontrol edemediği zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Bu düşünce, dürtü ve fikirler endişe, tiksinti ya da huzursuzluğa neden olmaktadır. Kişiler bu durumun mantıksız olduğunun farkındadır ancak bu duruma engel olamamaktadırlar.
Kompulsiyon
Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu geçici olarak azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.
Yapılan çalışmalarda toplumda %2-3 oranında görüldüğü saptanmıştır. Genellikle ergenlik döneminde ve 20-30’lu yaşlarda başlamasına karşın daha erken yaşlarda çocukluk dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşta başlar ancak kadınlarda daha sık görülmektedir.
OKB’nin sonsuz formu olmasına rağmen, geleneksel olarak, OKB’nin aşağıdaki beş başlıkta kategorize edilebileceği belirtilmiştir.
-Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu (camı, kapıyı kapattığından emin olamadığından defalarca kontrol etmesi vb.)
-Bulaşma Obsesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu (Bir yere dokunduğunda pislik bulaştığı düşüncesi ile ellerini süreki yıkaması vb.)
-Simetri/düzen obsesyon ve kompulsiyonları (Her eşyayı süreki düzeltmesi ve yer değişikliğini tolere edememesi vb.)
-Tekrarlayan Düşünceler (Aklına gelen dini ya da cinsel içerikli düşünceler vb.)
-İstifçilik / Biriktiricilik (Eşyaları biriktirmesi, atamaması vb.)
OKB’de düşünceler ve eylemler kişinin hayatını o kadar etkiler ki kişi günlük işlerini yapamaz hale gelebilir ya da belirtiler nedeni ile ile çevresindekilere fazla müdahale ettiğinden kişisel ilişkileri, iş ya da okul performansı etkilenebilir. Hatta bu kompulsiyonlar dışında aktivitesi kalmayabilir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk tedavi edilmediğinde kendiliğinden iyileşmeyebilir, bu nedenle işin uzmanından tedavi almak son derece önemlidir. OKB tedavisinde, ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı psikoterapinin en etkili yöntemler olduğu kanıtlanmıştır. Bilişsel davranışçı terapi genellikle oldukça hızlı bir etkiye sahiptir ancak ilaçlarla tedavinin etkilerini fark etmeniz birkaç ay sürebilir, önemli olan hangi yöntem seçilirse seçilsin çoğu kişinin sonunda fayda sağlayacağıdır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), obsesyon adı verilen kontrol edilemeyen, tekrarlayan düşünceler, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyen tekrar etme dürtüsünü hissettiği davranışlardan oluşan bir ruhsal hastalıktır.
Obsesyon
Kişinin zihnine girmesini kontrol edemediği zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Bu düşünce, dürtü ve fikirler endişe, tiksinti ya da huzursuzluğa neden olmaktadır. Kişiler bu durumun mantıksız olduğunun farkındadır ancak bu duruma engel olamamaktadırlar.
Kompulsiyon
Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu geçici olarak azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.
Yapılan çalışmalarda toplumda %2-3 oranında görüldüğü saptanmıştır. Genellikle ergenlik döneminde ve 20-30’lu yaşlarda başlamasına karşın daha erken yaşlarda çocukluk dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşta başlar ancak kadınlarda daha sık görülmektedir.
OKB’nin sonsuz formu olmasına rağmen, geleneksel olarak, OKB’nin aşağıdaki beş başlıkta kategorize edilebileceği belirtilmiştir.
-Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu (camı, kapıyı kapattığından emin olamadığından defalarca kontrol etmesi vb.)
-Bulaşma Obsesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu (Bir yere dokunduğunda pislik bulaştığı düşüncesi ile ellerini süreki yıkaması vb.)
-Simetri/düzen obsesyon ve kompulsiyonları (Her eşyayı süreki düzeltmesi ve yer değişikliğini tolere edememesi vb.)
-Tekrarlayan Düşünceler (Aklına gelen dini ya da cinsel içerikli düşünceler vb.)
-İstifçilik / Biriktiricilik (Eşyaları biriktirmesi, atamaması vb.)
OKB’de düşünceler ve eylemler kişinin hayatını o kadar etkiler ki kişi günlük işlerini yapamaz hale gelebilir ya da belirtiler nedeni ile ile çevresindekilere fazla müdahale ettiğinden kişisel ilişkileri, iş ya da okul performansı etkilenebilir. Hatta bu kompulsiyonlar dışında aktivitesi kalmayabilir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk tedavi edilmediğinde kendiliğinden iyileşmeyebilir, bu nedenle işin uzmanından tedavi almak son derece önemlidir. OKB tedavisinde, ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı psikoterapinin en etkili yöntemler olduğu kanıtlanmıştır. Bilişsel davranışçı terapi genellikle oldukça hızlı bir etkiye sahiptir ancak ilaçlarla tedavinin etkilerini fark etmeniz birkaç ay sürebilir, önemli olan hangi yöntem seçilirse seçilsin çoğu kişinin sonunda fayda sağlayacağıdır.
Danışınız...